2muhabbet

Eylül getiren 20 Ağustoslar…
20 Ağustostu üniversite tercihlerimizin açıklandığı gün ve günlerden Cumartesi.
Heyecanlı mı heyecanlı uyanıp saat 10.00 u bekleyeme koyulduk ailemle ve en yakın arkadaşımla; kahvaltı yapamıyordum heyecandan ve o saate kadar kimin ne söylediğini duyamamıştım bile. Saat 10.00 oldu, sonuç;  Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği bölümünü kazanmıştım. Bu güzel haberden sonra mutluluk, kaygı, şaşkınlık, “neden ilk tercihim gelmedi ki üzüntüsü”… hangi duygum daha ağır basıyordu bilemiyordum. Ama olan olmuştu, bundan sonra bir şeyler değişecekti, bu aşikardı.
Evet bundan sonra en az 5 yıl her Eylül ayında hayattaki en güvenli yerimden, ailemin yanından, İzmir’e gidecektim.
20 Ağustos sonrası 5 Eylülde ilk kayıt için gittim ve gitmelerim başlamıştı bile, Eylül sonunda da tamamen gidip yerleştim ve okul başladı.  
Sonra her Eylül de gittim, ne zaman geldiğimin önemi olmadan her Eylül, hem de 5 yerine 6 yılın her Eylülü…
Eskiden kırtasiyeden alınan yeni kitap kokularını, yeni okul formalarını getiren Eylül artık ayrılık getiriyordu bana. Oturup defter kitap kaplamak yerine, valizleri açıp şunu aldın mı bunu koydun mu diyalogları ile valiz hazırlamaya başladım Eylüllerde…
Evet değişiyordu her şey, büyüyordum her yeni Eylülde… Güzel de gidiyordu aslında, ne de olsa İzmir de üniversite okumak güzel şeydi. Ama alışamıyordum o gitmelere, o mutlu ayrılıklara…
Her 20 Ağustos da burulur içim ama şenlenir de; o gün başladı her şey diye düşünürüm.
Ve her 20 Ağustos da hatırlarım Eylül e az kaldı…

Çiğdem 

Tabiki bu yazı gece gece duygusallık olsun diye paylaşmadım. Bir soru üniversite mezuniyetim üzerinden 9 yıl geçtiğine göre hangi yıl üniverstiyi kazandım? Sorunun cevabını bilenler arasında bir çekiliş yapıp ve kazanana istediği alanda danışmanlık hediyem olacak :)

Yazmak;

Bazen fikrini, bazen çok beğendiğini, bazen beğenmediğini…

Yazmak;

Bazen mutluluğunu, bazen üzüntünü, bazen kırgınlığını…

Yazmak;

Bazen sevgini, bazen aşkını, bazen acını…

Yazmak;

Bazen coşkunu, bazen korkunu, bazen umudunu…

Yazmak;

Hayatın içinde var olanı ya da olsa ne güzel olurdu dediğini…

Konuşmayı çok seviyorum ama yazmayı daha çok…

Ne zamandır aklımda olan yazarak paylaşma isteğimi gerçekleştirecek zaman ve fırsatı nihayet yaratabildim.

Keyifle, samimiyetle ve mutlulukla; duygularımı, moda ve stil yorumlarımı, spor alışkanlıklarımı, iş hayatının zorluk ve güzelliklerini, kısaca hayatın içinde olanı, yazarak paylaşmak için sabırsızlanıyorum.

Okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulacağına, yoğun günlük rutinlerine keyifli bir mola olacağına inanıyorum.

Çokça sevgiler…

Çiğdem